Ofiste Sağlıklı Yaşam
444 56 07
Arama Sonuçları

Ofiste Sağlıklı Yaşam

Ofiste Sağlıklı Yaşam
Yazar ozgurkaragoz üzerinde 2 Haziran 2016
| 0

2 Haziran 2016

Ofiste geçirdiğimiz saatleri beslenmemiz için bir avantaja dönüştürelim istedik ve bunu nasıl yapabileceğimizi araştırdık. Maalesef birçoğumuz mesai saatlerinde masa başında saatler harcayıp, vücudumuzun ihtiyaç duyduğu egzersizlerden uzak kalıyoruz. Bu da yetmezmiş gibi masa başında geçirdiğimiz saatlerde yeme düzenimizi alt üst edip vücudumuzun asıl ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri görmezden geliyoruz. Sonrasında kilo, kolesterol, şeker hastalığı gibi kötü misafirleri vücudumuzda ağırlamak durumunda kalıyoruz. Üstelik bu misafirler öyle davetsiz misafir falan da değil, biz onlar için gerekli tüm hazırlıkları yapıp onların gelmesini bekliyoruz.

Aslına bakarsanız gün içinde yeme alışkanlıklarımıza ufak dokunuşlar yaparak, mevcut hareket alanlarımızı biraz daha genişleterek umduğumuzdan daha iyi sonuçlar elde edebiliriz.

Ofis saatleri içerisinde bir düzen oturtmak düşündüğümüzden kolay olabilir. Her şeyin başında eğer düzenli bir ofis hayatınız varsa, günlük bir planınız var demektir; bu da yemek ve egzersizlerimizi rahatça planlayabileceğimiz anlamına gelir. Eğer günlük planınız yoksa bu konuyu ayrıca ele almak gerekir diye düşünüyoruz.

Ofis hayatındaki beslenmenize yardımcı olacak detayları az çok biliyor olsak da sıralamakta fayda vardır diye düşündük.

Tuz ve Şeker Tüketiminizi Azaltın!

Su tüketiminden bahsetmeye gerek var mı bilmiyorum; fakat su için! 2,5 – 3 litre aralığında su tüketimine özen gösterin. Su içmek vücudunuzu arındırmanın en güzel ve en doğal yoludur. Ödemlerden ve parçalanan yağlardan kurtulmak için verdiğiniz savaşta en büyük destekçiniz su olacak.

Ödem demişken: Tuz! Tuz tüketimini mümkün olduğunca aza indirgeyin, ne kadar zor olabilir ki? Başlarda zorlanacak olsanız bile zamanla alışacağınız bir gerçek. Bir iki yemeğin tadı kötü geldi diye tuzun bu zaferi kazanmasına mahal vermeyin, mücadeleye devam edin…

Mücadele demişken: Şeker! Masa başında çalışırken kahve – çay tüketimi ciddi derece artıyor. Üzgünüz; fakat şeker de en az tuz kadar düşman bize… Çayı şekerli içmeye alışıksanız şekeri kesmek başlarda zor olacaktır, biliyoruz. Kendinizi zora sokmadan, yormadan ufak adımlarla büyük yollar kat edebilirsiniz. Şekeri ufak ufak kesin, gerekirse bir küp şekeri üçe bölerek azaltın ama azaltın. Şekeri azaltırken çayınızın ya da kahvenizin tadını biraz yumuşatın, çayda limon kullanın, kahvede sütü artırın… Çok alternatif varken lütfen vücudumuz baş düşmanlarından olan şekerden uzak durun.

Yemeklerinizi Hazırlarken…

İşin yoğunluğuna dalıp da öğünlerinizi atlamayın, kendinize müsaade edin… Zaten kendinize zaman ayırmadığınız sürece verimliliğiniz azalacaktır. Bir saatlik arayı kendinize çok görüp çalışmaya devam ederseniz yorgun düşen vücudunuz, beyniniz sizi yavaşlatacaktır ve siz o bir saatin çok daha fazlasını dikkatinizi toplamaya çalışarak kaybedeceksiniz.

Öğünlerinizi kendiniz hazırlayacaksanız sağlıklı pişirmeye dikkat edin. Besinlerinizi fırında, ızgarada, haşlama ya da buğulama olarak en az yağ içeren, hatta hiç yağ içermeyen pişirme yöntemleriyle pişirmeye dikkat edin. Eğer dışardan yiyorsanız da aynı koşulları sağlayan yerleri tercih edin deriz.

Yemeklerinizi baharatlarla tatlandırın, böylece hem sağlıklı hem daha lezzetli besinler tüketmiş olursunuz. Bununla birlikte zerdeçal, kırmızı biber ve karabiber gibi baharatların yağ yakımını hızlandırdığını da belirmek isteriz.

Atıştırmalıkları Unutmayın…

Kendinizi çok aç bırakmayın; çünkü yeme isteğiniz açlığınızla doğru orantıda artacak bu da ana öğünlerinizde çok fazla yemek yemenize sebep olacaktır. Acıktığınız zamanlarda ufak atıştırmalıklardan faydalanın. Çiğ kuruyemiş, goji berry, kurutulmuş meyve, haşlanmış sebze, çiğ kırmızı biber gibi alternatifleri değerlendirebilirsiniz. Fakat hepsinin ölçülü tüketimine dikkat edin deriz. Bu sırada yeşil çayı da ihmal etmeyin lütfen…

Yemeklerinizi normalden daha yavaş yemeye çalışın. Bunun için belki yemek yerken kitap okumayı deneyebilirsiniz, inanın çok işe yarayacak. Ya da yemek esnasında arkadaşlarınızla olan diyaloğunuzu artırabilirsiniz, böylece yemeğiniz daha geç bitecektir.

Küçük Egzersizler Yapın

Maalesef birçoğumuz günlük yoğunluğumuz ve çalışma alanlarımız sebebiyle en temel egzersizlerden bile uzak kalıyoruz. Bu durumu değiştirmek de bizim elimizde. Bütün zorluklara katlanıp bütün yükümüzü çeken bedenimiz için de bir şeyler yapmalıyız; yoksa şimdi olmasa bile sonra pişman olacağız. Yolları uzatın, asansörlerle ilişiğinizi kesin, 3 saatte bir masanızdan kalkıp merdiven inip çıkabilirsiniz. Bizim ofiste merdiven yok diyorsanız etrafta birkaç dakika dolanın. Emin olun ki, vücudunuzu alışık olduğu dengesiz beslenme tarzından uzaklaştırıp biraz da hareketle mutlu ederseniz sizi karşılıksız bırakmayacaktır.

Son olarak, bu hayat tarzını bir dönem olarak düşünmeyin, benimseyin, yaşam tarzı haline getirin. Aldığınız sonuç, sizi sağlıksız besinlerin getirdiği mutluluğun aksine, daha uzun vadede mutlu edecektir.

Diğer Yazılar

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak